Kaybolan yıllar,
kaybolan tel tokalar, kaybolan küpe ve çorap tekleri…
..
Önüm arkam sağım
solum saklanmayan ebe…eee tamam ebe değilsiniz de, nerdesiniz? Nereye gidiyorsunuz
bu evrende? Hayır bu kafa ne kafası ise ben de istiyorum ondan da, sebebim o…yoksa
derdim değil sizi bulmak, çünkü siz kaybedilmek üzere tüketilmişsiniz zaten….Ooooh
sert!!
Ama gariptir
bazen sizi bulunca bir yerde,siz kopup
gelmişken o diğer evrenden, mutlu olmuyor da değilim hani…kaybolan yıllar sen
tek başına yetersin de ( anılar hatırlanacak düzeydeyse J ) toka hadi senin de giderin var da,
diğer tekler ancak saklamışsam yalnız kalanı Bodrum kedili teyze styla; ancak o
zaman ver mutluluğu durumundasınız…hadi küpe bile kurtarır sanki durumu 2. Veya
3. Ve sonrası delikler varsa ama ya çorap???
Çorapsan bittin arkadaşım, sabırlı
umutlu bir ayak sahibin yoksa önce kaybolursun kalabalıklarda sonra darlanılmış
bir toplanmada kaybedersin kendini, benliğini, çiftliğini…Hadi be derim en çok
bulunca seni…sonra diğerini, çiftliğini satmamış olma umudu ile belki biraz
daha saklarım – tutarım seni…bazen fark etsem de satmış olduğumu, hani ya satmadıysam
derim. Ama bilirim yalandır… En uzun ömrün çekmecede geçecek bir miktar daha süredir
ki sen de bilirsin değmez yalnızlığına, sonu aynıdır, yalandır, çöplüğün
dibidir…Ah be çorap senden yer silme bezi bile olmaz, senin halin en acınasıdır…Bir iki tur da çıkartamadıysan
eşini, senin halin yamandır…Ben seni atmadan, sen bul bi yok olma yolunu, zaman
gitme zamanıdır ve sen ki en başta kaybedilmek üzere tüketilmişsindir, yaylan
biraz…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder